Lincoln’ün Kehanet Rüyası: Suikastten Önce Beyaz Saray’da Ölü Bir Başkan Gördü
ABD Başkanı Abraham Lincoln, suikastten günler önce Beyaz Saray’da ölü bir başkan gördüğü rüyasını paylaşmıştı. Tarihçiler hâlâ bu “kehanet rüyası”nı tartışıyor.
Lincoln’ün Kehanet Rüyası: Suikastten Önce Beyaz Saray’da Ölü Bir Başkan Gördü
BİLGE TABİRCİ / WASHINGTON, D.C.
Tarihin En Çarpıcı Rüyalarından Biri
Amerika Birleşik Devletleri’nin 16. başkanı Abraham Lincoln, 14 Nisan 1865 gecesi Washington’daki Ford Tiyatrosu’nda suikaste uğrayarak hayatını kaybetti. Bu olay, Amerikan İç Savaşı’nın sona ermesine günler kala yaşanarak tarihe damga vurdu. Ancak Lincoln’ün ölümünden önce gördüğü ileri sürülen bir rüya, o günden bu yana tarihçilerin ve halkın ilgisini çekmeye devam ediyor.
Başkan Lincoln, yakın çevresine Beyaz Saray’da yas tutan askerler ve halk tarafından çevrelenmiş bir tabut gördüğünü anlatmıştı. Rüyasında bir gardiyana kimin öldüğünü sorduğunda aldığı cevap ise şok ediciydi: “Başkan, suikasta kurban gitti.”
Rüyanın Ayrıntıları
Lincoln’ün arkadaşı ve koruması Ward Hill Lamon’un aktardığına göre, başkan bu rüyayı suikasttan yaklaşık 10 gün önce görmüştü. Gece yarısı evin içinde hıçkırıkları andıran sesler duymuş, seslerin kaynağını ararken Beyaz Saray’ın Doğu Odası’na girmişti. Orada, halının üzerinde bir tabut, etrafında askerler ve yas tutan bir kalabalıkla karşılaşmıştı.
Lincoln bu anı şu sözlerle aktardı: “Kalabalığın yüksek sesli ağlamasıyla uyandım ve bir daha uyuyamadım.” Ancak başkan, rüyasında ölen kişinin kendisi olmadığını, başka birine saldırıldığını düşündüğünü de ekledi.
Suikast ve Tarihî Bağlam
14 Nisan 1865 gecesi, John Wilkes Booth isimli Konfederasyon yanlısı aktör, Ford Tiyatrosu’nda oyunu izleyen Lincoln’ü silahla vurdu. O gece yalnızca Lincoln değil, Başkan Yardımcısı Andrew Johnson ve Dışişleri Bakanı William H. Seward da hedefteydi. Seward ağır yaralandı, ancak Johnson’a yönelik plan gerçekleşmedi.
Bu saldırı, Amerikan İç Savaşı’nın son günlerinde, Birlik’in kesin zaferinin hemen öncesinde yaşandı. Lincoln’ün ölümü, zafer coşkusu yaşayan ulusta derin bir yas havası estirdi.
Tarihçilerin Şüpheleri
Rüya anlatısı ilk kez Lamon tarafından 1880’lerde, yani suikasttan yaklaşık 20 yıl sonra yayımlandı. Bu durum, olayın doğruluğu konusunda soru işaretleri doğurdu. Pulitzer ödüllü tarihçi Don Edward Fehrenbacher, Lamon’un anlattıklarına temkinli yaklaşırken; bazı yazarlar rüyayı gerçekmiş gibi kabul etti.
Doğaüstü olayları araştıran Joe Nickell ise Lincoln’ün daha önce suikast girişimlerine maruz kalmış olmasının, böylesi rahatsız edici bir rüyayı görmesini olağan kılabileceğini ifade etti.
Lincoln ve Rüyaların Anlamı
Lincoln’ün yalnızca bu rüyası değil, geçmişte de rüyalarla ilgili dikkate değer paylaşımları bulunuyor. 1863 yılında eşine yazdığı bir mektupta, küçük oğulları Tad’in silahıyla ilgili kötü bir rüya gördüğünü ve silahın kaldırılmasını istediğini belirtmişti. Ayrıca suikast günü kabine üyelerine, karanlık sularda hızla ilerleyen bir gemiyi gördüğünü anlatmış, bu rüyayı savaşın kritik anlarında sıkça gördüğünü eklemişti.
Lincoln’ün rüyalara olan ilgisi, onları yalnızca kişisel korkuların değil, aynı zamanda geleceğin habercileri olabilecek işaretlerin de yansıması olarak gördüğünü ortaya koyuyor.
Sonuç: Tarihe Damga Vuran Bir Kehanet
Aradan geçen 150 yılı aşkın sürede, Lincoln’ün bu rüyası hâlâ tarihçilerin, araştırmacıların ve halkın ilgisini cezbediyor. Gerçekten kehanet mi, yoksa savaşın ve tehditlerin yarattığı kaygıların bilinçaltına yansıması mıydı? Bu sorunun kesin bir cevabı yok. Ancak kesin olan şey, Abraham Lincoln’ün rüyalarının da tıpkı liderliği gibi Amerikan tarihine damga vurmuş olmasıdır.
Her rüya, sahibinin kalbi kadar eşsizdir; yorumu da öyle olmalıdır.
Gerçek anlamı keşfetmek için rüyanızı Bilge Tabirci’ye yorumlatın.













