İslam alimlerinin rüya tabirleri neden makbuldür?
Alimler, rüyanın mahiyetini Allah'ın uyuyan kalpte yarattığı itikatlar olarak tanımlarken; rahmani ve şeytani rüyalar arasındaki farklara dikkat çekiyor.
BİLGE TABİRCİ / İSTANBUL, TÜRKİYE
İslam düşüncesinde rüya tabiri, uyanıkken olduğu gibi uyku halindeyken de kalpte yaratılan itikatların bir yansıması olarak kabul edilir ve yalnızca ehil alimlerin yorumları makbul sayılır.
Sağlıklı görüş sahibi alimler ve imamlar, rüyanın mahiyetini Allah’ın kulunun kalbinde yarattığı özel bir idrak biçimi olarak tanımlar. Bu yaklaşıma göre Allah, uyanık insanın kalbinde bir takım itikatlar yarattığı gibi, uyuyan insanın kalbinde de benzer kanaatler yaratır. Bu uyku hali itikatları, bazen gelecekte yaşanacak olayların bir aynası veya belirtisi haline getirilir. Ancak her alametin mutlaka gerçekleşmesi gerekmediği gibi, rüyada görülen durumların da mutlak bir kesinlik taşımadığı vurgulanır.
Rüya ve belirti ilişkisi
Rüya yorumcuları, uykuda görülen durumları doğa olaylarındaki belirtilere benzetirler. Örneğin bulutun yağmurun bir alameti olması gibi, rüyadaki itikatlar da olayların alametidir.
-
Kesinlik Arz Etmez: Bulut olduğu halde yağmurun yağmaması gibi, uyku halindeki inanç da bazen gerçekleşmeyebilir.
-
Aynalık Görevi: Uyuyan kişinin kalbindeki kanaatler, başka zamanlarda yaratılacak hadiselerin bir aynasıdır.
-
Yanıltıcı Görünümler: Bazen rüyada görülen durum, aynalık ettiği işin tam tersi bir görünümde olabilir.
Rahmani ve şeytani rüyalar arasındaki fark
Rüyanın niteliği, o an kalpte oluşan itikadın hangi manevi huzurda gerçekleştiğine göre değişiklik gösterir. İslam alimleri bu durumu iki ana başlıkta inceler:
-
Sevindirici Rüyalar: Uyku halindeki itikadın meleğin huzurunda oluşmasıyla meydana gelir.
-
Üzüntülü Rüyalar: Şeytanın hazır bulunduğu bir zamanda oluşan, kişiye zarar ve keder veren görüntülerdir.
Alimlerin görüşünün önemi
İslam alimleri, Müslümanların dışındaki çevrelerin rüya konusundaki iddialarını tutarsız bularak reddederler. Yalnızca sağlıklı görüş sahibi imamların ve ilim ehlinin tabirlerinin makbul olduğunu savunan bu gelenek, rüyanın en üstün bilgisinin ancak Allah katında olduğunu hatırlatır.













